23 Ekim 2008 Perşembe

Yöneticinin Yörüngesi


Aaa bizim patron t-shirt giymis!!!

Şirket hayatını hemen hepimiz biliyoruz. Ofiste her zaman ciddi olan patronunuz , sürekli personeline şunu yap bunu yap komutları ile görev üstüne görev verir. Verdiği işleri sık sık kontrol etmesi ise cabasıdır tabi. Ancak nedendir bilinmez ofis dışındayken patronumuz bize hep farklı gelir. Onu spor kıyafetlerle görmek, gülerken görmek bizleri inanılmaz derecede şaşırtır. Artık buna alışmanın vakti geldi ve alışsak iyi olur.

Genç işi dergi Planet Young geçen sayısın da,ofis dışında yöneticilerin nasıl hayatları var sorusunun cevaplarını aramış. Onlara yardımcı olan ise Netron Group Uluslararası İş Geliştirme Direktörü Ayberk Kuday. Keyifli sohbet için okumaya devam...


Bu ev ‘MASAL’ gibi...

Yine uzun bir hobi listesi var karşımızda. Başlıyoruz saymaya: Uçak ve araba simülasyonu, sinema ve zengin DVD koleksiyonu, sonsuz bir teknoloji ilgisi, teknoloji dergilerine yazarlık ve yeni ürünlerin beta testing’leri, çizgi romanlar ve FRP. Başrolde ise Netron Group Uluslararası İş Geliştirme Direktörü Ayberk Kuday var. Eskiden beri uçak simülatörlerine ilgisi olduğunu belirterek söze başlayan Kuday, “Bir ufuk çizgisi, bir uçak, bir altimetre ve bir pusuladan ibaret oyunla güya navigasyonu yapıp yol alıyordunuz” diye hatırlıyor. Bilgisayarın yetisi arttıkça oyunların daha zenginleştiğini belirten Kuday’a göre, senaryo ve teknoloji ile artık gerçek yaşamda uçuş eğitimlerinde kullanılan detaylara kadar erişildi. Evinde en ince detaylarına kadar düşündüğü uçak ve araba simülasyonlarına sahip olan Kuday, ABD’de okurken edinmeye başladığı parçaları hâlâ yurtdışından temin ettiğini söylüyor.


Dünyanın DVD’si evde


Evde bir bilardo masası da göze çarpıyor ama Kuday, bunun daha çok kardeşinin merakı olduğunu belirtiyor. Ayırabildiği kadar zamanı simülatörlerine ayıran Kuday’ın esas zamanını alan hobisi ise filmler. Söz Kuday’da: “Her akşam 2 saatimi güzel bir filme ayırırım, cebi falan açmam. 3 binin üstünde DVD’m var. Hatta bir database bile oluşturdum. Barkod okuyucum var. Her DVD aldığımda barkodunu okutup bu database’e kaydederim. Database, filmin tüm detaylarını da içeriyor. Hangi filmi ne zaman seyrettim, nereden aldığım bilgisini de tutuyor bu database.”

Tek bir tarza bağlı olmadığını söylüyor Kuday ama kitaplarından DVD’lerine kadar bilimkurgu türüne ilgisini de belirtmeden geçmiyor. Arşivde Japon animelerinden Avrupa sinemasından örneklere, ABD’de popüler olup bizim de tanıştığımız Seinfeld, The Friends, 4400 gibi dizilerin tüm bölümlerini içeren kutu setlerine kadar gerçekten göz kamaştırıcı bir içerik söz konusu. Film izleme ve DVD arşivinin zenginliğine zenginlik katmanın sonu olmadığını söyleyen Kuday’ın, bir ilgi alanı da kaçınılmaz olarak donanım. Evindeki home theatre sistemini milim milim kendisinin oluşturduğunu gururla vurgulayan Kuday, “İnternet forumlarında ses haritası bile çıkarttık. Sonuçta yönetmenin yaratmak istediği etkiyi evimde de hissetmek istiyorum” diyor. Kuday’ın bu eğilimi bilgisayarları için de geçerli. Onları da sürekli en üst seviyede tutmaya çalıştığını vurgulayan Kuday, şöyle devam ediyor: “Beta testing ile hâlâ ilgileniyorum. ABD’de bu işler daha kolaydı. Orada firmalar yeni geliştirdikleri şeyleri gönderir ‘test edin’ der. Burada daha geç geliyor veya kendi çabalarımla almam gerekiyor. Ama burada da beta testing yapıyorum. B

unu da bir firma için falan değil kendi merakımdan yapıyorum.”


Test edip onaylama zamanı


Konu test etmek olunca Kuday’ın önceliği PC donanımları. Son dönemlerde mobil cihazları, sundukları kolaylıkları denemeyi de sevdiğini söyleyen Kuday, özünde ağ ekipmanları ve mobil cihazlara ilgisinin yoğun olduğunu ifade ediyor. Bu


beta testing deneyimleri, okurla da buluşuyor. Mobimag dergisinde bir köşesi olan Kuday, burada da yeni cihazlar ve trendler hakkında bilgi veriyor.


Şimdi de spor zamanı… Üniversiteye kadar Yüzme İhtisas Kulübü’nde lisanslı olarak yüzme ve su topu oynadığını hatırlayan Kuday, takım sporu ile uğraşmanın kişisel gelişime önemli katkıları olduğunu vurguluyor ama eklemeden geçemiyor: “Artık maalesef devam edemiyorum. Çünkü özellikle su topu, düzenli antreman ve kondisyon gerektiriyor.” Ve sırada FRP var. Bilgisayarda FRP’yi tercih eden Kuday, şöyle devam ediyor: “Genellikle tüm bilgisayar oyunları bir senaryoya bağlıdır ve bir sonu, oyunu yazanların yarattığı bir sınırlama ağı vardır. FRP ise bana bir dünya yaratıyor, bu dünyada her şey var ve ben istediğimi yapmakta özgürüm. Hikaye yok. Ben nasıl davranırsam, karakterim de ona göre gelişiyor, buna göre insanlardan tepkiler alıyorum. Başrolde ben varım ve hikaye de bana ait.”


Her şey mümkündür!


Yoğun iş hayatının ortasında FRP’ye yer ayırmak, Kuday’a göre pek kolay değil. Bunun, iyiden iyiye zaman isteyen bir hobi olduğunu ifade eden Kuday, okuldayken günde 8-10 saat vakit ayırabildiği FRP’ye artık bu zamanı ayırmasının imkansız olduğunu vurguluyor. Bu yüzden içinde bulunduğu süreçte Kuday’ın tercihi DVD koleksiyonuna ilgi göstermeye devam etmek ve simülasyonlarda zaman geçirmek odaklı. Unutmadan… Bir de işin çizgi roman tarafı var. En baştan beri çizgi roman merakının olduğunu vurgulayan Kuday, bu konuda ciddi bir arşivi olduğunu, odalara sığmayan, kutular dolusu koleksiyonu gururla belirtiyor. En sevdiği çizgi roman serilerinden birinin Conan olduğunu belirtmeden geçmeyen Kuday, şöyle devam ediyor: “Çizgi roman, normal kabul edilmiş gerçeklerin dışında, farklı dünyaların hikayelerini anlatır. Bu da hayalgücünü geliştirir, ‘mümkün değil’, ‘imkansız’ kelimelerini insanın lügatından kaldırır. Çünkü bilirsiniz ki, her şey mümkün aslında.”